Dünyada pek çok kişi için sıradan bir takvim yaprağı teşkil eden 
19 Mayıs 1919, 
aslında insanlık tarihinin önemli mihenk taşlarından birini temsil edi­yor. 
Bu gerçeğin de en çok Türk ulusu tarafından dikkate alındığı ortada.

Çünkü 19 Mayıs Türk ulusunun Kurtuluş Mücadelesinin başladığı tarih olarak kayıtlara geçmiştir. Oysa, biz bu tarihin bunun ötesinde anlam taşıdığına inanıyoruz. Doğru; 19 Mayıs, tüm yurdu ihtilaf kuvvetleri tarafından işgal edilmiş Türk ulusunun bağımsızlığını yeniden kazanmak için mücadele başlattığı tarihtir. 


19 Mayıs, Türk ulusunun tüm dünya uluslarıyla birlikte barış içinde yaşama isteğinin de başlangıç noktası değil midir? 


19 Mayıs, Türk ulusunun hedefini çağdaş medeniy­etler düzeyine çıkarmak hamlesinin başladığı tarih değil midir? 


19 Mayıs, en güç koşullar altında dahi insanın neler başarabileceğini tüm insanlığa gösterdiği bir kahramanlık öyküsünün başladığı tarih değil midir? 


19 Mayıs, Türk insanının bireysel özgürlük ve yüküm­lülükleri kişinin kendisine veren bir devlet anlayışına geçişinin başlangıç noktası değil midir? 


         19 Mayıs, kadın veya erkek, siyah veya beyaz, genç ya da yaşlı, varlıklı

         veya yoksul, işveren veya iş gören herkesin aynı vatandaşlık hakları

         kavramına adım attığı tarih değil midir? 

19 Mayıs, bireyin kendi hür iradesiyle dilediği inanç sistemine yönelebilmesine zemin veren anlayışın başladığı tarih değil midir? 


        19 Mayıs bizim için çok şeydir. 


Sadece Türk ulusu için değil, tüm insanlık için çok şeydir. 


Bu nedenle 19 Mayıs gençliğe armağan edilmiş bir bayramdır.